Ceza yargılaması, kişinin özgürlüğünü, sicilini ve geleceğini doğrudan etkileyen en hassas hukuk alanıdır. Soruşturma aşamasında verilecek küçücük bir yanlış ifade veya kovuşturma (mahkeme) aşamasında kaçırılan bir itiraz süresi, telafisi imkansız hapis cezalarına yol açabilir.
Kezer & Partners Hukuk Bürosu olarak; Kurucumuz Eski Ağır Ceza Cumhuriyet Savcısı Av. Çetin KEZER yönetimindeki ceza departmanımızla, İstanbul Anadolu ve Çağlayan Adliyeleri başta olmak üzere tüm Türkiye’de müvekkillerimizin özgürlüğünü savunuyoruz.
Ağır Ceza Mahkemesi Hangi Davalara Bakar?
Ağır Ceza Mahkemeleri, kanunda öngörülen ceza miktarının 10 yıldan fazla olduğu veya nitelikli suçların yargılandığı mahkemelerdir. Uzmanlık alanımıza giren başlıca suç tipleri şunlardır:
-
Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti (TCK 188)
-
Kasten Öldürme ve Yaralama (TCK 81-86)
-
Yağma (Gasp) Suçları (TCK 148)
-
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar
-
Resmi Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılık
Soruşturma ve İfade Sürecinin Önemi
Ceza davası mahkemede değil, karakolda başlar. Kolluk (Polis/Jandarma) ifadesinde şüphelilerin, “Susma Hakkı”, “Lehe Delillerin Toplanmasını İsteme Hakkı” gibi yasal haklarını bilerek hareket etmesi şarttır. Profesyonel bir ceza avukatı desteği olmadan verilen ifadeler, ileride mahkumiyet hükmünün temel gerekçesi olabilir.
Tutukluluğa İtiraz ve Tahliye Talepleri
Tutuklama bir ceza değil, tedbirdir. Ancak uygulamada sanıkların uzun süre tutuklu kaldığı görülmektedir. Tutukluluk halinin devamına karşı, dosyadaki HTS kayıtları, kamera görüntüleri, tanık beyanları ve kriminal raporlar titizlikle incelenerek, somut gerekçelerle tahliye talebinde bulunulmalıdır.
Neden Eski Savcı Tecrübesi? İddianameyi hazırlayan “Savcı” mantığını bilmek, savunmayı kurarken stratejik bir avantaj sağlar. Olayın hukuki nitelendirmesi, delillerin değerlendirilmesi ve Yargıtay içtihatlarına hakimiyet, beraat ile mahkumiyet arasındaki ince çizgiyi belirler.